Yasa : Mecliste kabul edilen Hayvanları Koruma Yasası Pitbull Terrier, Japanese Tosa gibi tehlike arz eden hayvanları üretmeyi, dışardan getirmeyi, takas veya hediye etmeyi yasaklıyor. İlk olarak Tansu Çiller'in başbakanlığı döneminde, 1995 yılında TBMM'ye sevk edilen ancak görüşülemediği için daha sonraki hükümetler döneminde de yenilenen yasa, hayvan hakları konusundaki ilk düzenleme özelliğini taşıyor. Yasa, “Hayvanların rahat yaşamalarını, hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamayı” amaçlıyor. Yasaya göre, kontrolsüz üremeyi önlemek amacıyla toplu yaşanan yerlerde beslenen ve barındırılan kedi ve köpekler sahipleri tarafından kısırlaştırılacak. Hayvanlarını yavrulatmak isteyenler, doğacak yavruları belediyece kayıt altına aldırarak bakmakla veya dağıtımını yapmakla yükümlü olacak.
Cevap : Tarım Bakanlığının, durup durup ta hiç incelemeden, sanki derde deva bir iş yapıyormuş gibi almış olduğu şu karara şaşmamak elde değil. Efendim, şu Pitbul cinsi köpekler çok saldırgan oluyormuş. Onun için onların üremelerine son verilecek, var olanlar da, göz hapsine alınacakmış. Acaba sayın Bakan bir pitbull’un doğumunu seyretmiş mi de, doğar doğmaz saldırgan olacağına kendisini inandırdığı bu yavru köpeğe soykırım ilan etmiş? Acaba onları kim saldırgan yapıyormuş? Hiç düşünmüş mü? Eminim düşünmemiştir. Düşünseydi, bu tepeden inme kararı vermezdi. İnsan bir göreve atandığı zaman, en evvel, komik duruma düşmemek için o görevin ilgi alanını şöyle bir inceler, Eğer öyle yapsaydı, hiçbir canlının doğuştan yırtıcı olmadığını anlar ve vahşete sebep olan etkenleri öğrenmiş olurdu..
Pitbullar, son derece yumuşak, sahibini ve çocukları çok seven iyi huylu bir hayvandır. En belirgin karakteri de sahibinin dediğini yapmak, ona itaat etmektir. Yapı olarak güçlü görünen bu köpekler, bir takım vahşi zevkleri olan kişilerin cin fikirlerini uyandırmış olabilirler. Eğer onlar, saldırgan olarak eğitilirse, iyi dövüşecekler ve sahibine iyi para kazandıracaklardı. Yani iyi birer rant kapısıydılar...
Bu, bilinmeyen bir şey değil. Her yerde yapılıyor. Bu düşüncede olanlar, gözlerine kestirdikleri sokak köpeklerini de o vahşi eğitimden geçirerek, ölümüne dövüşe sokuyor ve üzerlerinde kumar oynatıyorlar... Bugün Anadolu’nun birçok yöresinde, hatta çok, çok yakınlarımızda da köpekler dövüştürülmekte ve ölümüne yapılan bu vahşet, meraklılar tarafından zevkle seyredilmektedir. Bir tür kumardır bu yapılan.. Bunları tespit edip, yasaklamak, sebep olanları da cezalandırmak varken, biz, işin kolayına kaçarak bu cins köpeklere ölüm fermanı çıkarıyoruz. Ne kadar hoş değil mi?
Köpekler, son derece terbiyeye müsait hayvanlardır. Onları saldırgan veya kuzu gibi yapmak tamamen sahibinin elindedir. Eğer saldırganlıktan ötürü bir ceza verilecek ise, bu, mutlaka sahibine verilmelidir.
Ben de evimde köpek besliyorum. Benimki de Pitbulların bir başka türü. Yaradılış olarak kedilerle geçinemediği bilinir. Sokakta görse, mutlaka yakalar ve boynunu kırar. Gelin görün ki, benim evimde iki tane de kedim var. Her üçü de nasıl güzel geçiniyorlar anlatamam. Onların hakkında çok güzel şeyler yazabilirim.
Şimdi bu yanlış kararın nerelere kadar gittiğine bakalım. Anlaşılan bu gidişle Kangal cinsi köpekleri de sırada. Esefle söylüyorum, o dünyaca ünlü Kangal köpeklerimiz, bazı insafsız ellerde Pitbullar gibi saldırgan yetiştiriliyor. Onları ölümüne dövüştürüyorlar. Bugün İspanya’da Boğa Güreşleri yasaklandı. Uygar dünyaya hiç yakışmayan bu vahşete son verilirken, biz, geriye dönüp onlara benzemek istiyoruz. Evrimimiz, geriye doğru işliyor anlaşılan. Yarın “Kangallar da saldırgan” diyerek onların üremelerine son vermeyecekleri ne malum? Zaten bütün iyi şeylerimiz hep böyle kısır düşüncelerin hedef tahtası olmuyor mu?
Gelin bu köpekleri, yok etmektense, o en kolay yolu tercih etmektense, biraz da zor yolu seçip kendimizi terbiye edelim. Onların da içgüdüsel olarak görevleri var. Bu görevleri yapmalarına kontrollü olarak izin verelim. İnsanların bu en eski dost ve yardımcılarının yaşam alanlarını kısıtlamayalım.
Kangallar, koruyucu köpeklerdir. Sürüye dalan kurtları, Koyunlar zarar görmesin diye, kendine has yöntemlerle dışarı çekerek gerekeni yaparlar. Yetenekleri olan, az ile yetinen, çok yardımı dokunan, insana dost kangalların bu iyi huylarını değiştirip onu saldırgan yapanlara acaba ne tür bir ceza düşünülür? “Yoksa, insan, önce insan... Doğa’nın efendisi İnsan...” diyerek yaptığı zulme alkış mı tutacağız?.
Meral Belta