Internetteki
sorunun çözümü 11 Haziran''a kaldi
Depremin
deniz altindaki fiber optik kablolara
verdigi zararla baslayan internet arizasinda,
çözüm tarihi bir kez daha ileri atildi.
"6 Haziran''da giderilecek" denilen arizanin,
daha sonra "9 Haziran''da çözülecegi"
belirtilmisti. Günlerdir yurtdisi baglantilarindaki
sorun yüzünden Türk kullanicilarin magdur
oldugu ariza için Türk Telekom yetkililerinin
verdigi yeni tarih ise 11 Haziran!
Türk Telekom''un Ankara''daki merkezinden
alinan bilgiye göre, deprem nedeniyle
Italya ile Fas arasinda SMW3 kablosunda
meydana gelen arizanin giderilmesine iliskin
bilgiler Singapur Telekom''dan geliyor.
Türk Telekom yetkilileri, Singapur''dan
gelen yeni bilgiye göre "arizanin 11 Haziran''da
giderilecegini" belirtiyor.
4 Haziran''da "arizanin neden oldugu magduriyeti
azaltmak için uydu üzerinden 1adetx34
ve 1adetx155 Mbps hizinda yeni devreler
hizmete verildigini" açiklayan Telekom
yetkilileri, o tarihten bu yana yeni bir
devrenin ilave edilmedigini belirtti.
ARIZANIN KAYNAGI 21 Mayis 2003 tarihinde
gerçeklesen Cezayir depremi sonucu, Akdeniz''in
ortasindan geçen ve Türk Telekom''un da
hizmet aldigi fiber optik hatlari koptu.
Bu durum Türkiye nin dis telekomünikasyon
agini olumsuz etkiledi. Telefon ve data
hatlarinin bant genisliklerinde %80''e
varan daralmaya neden ariza yüzünden Türk
Telekom sadece karasal bakir hatlarini
kullanabildi.
FIBER OPTIK KABLO KOPUNCA... Türk Telekom''un
TTnet web sitesinde "Cezayir''deki depremden
dolayi, Italya ile Fas arasindaki denizalti
kablolarda (SMW3) ariza meydana geldi.
Bu nedenle yurtdisi internet (ABD-Sprint
622, ABD-C&W 155, Ingiltere-C&W
155) hatlari kesildi" açiklamasi yer aliyor.
Deniz altindaki fiber optik kablonun kopmasi,
Türkiye''de TTnet altyapisi üzerinden
internet hizmeti alan çok sayida kisi
ve kurulusu etkiledi. Ariza baglantinin
yüzde 80 oraninda düsmesine neden oldu.
Baglanti hizinin 1.132 MBit''dan 200 MBit''a
düsmesi, kullanicilarin Hotmail ve Yahoo''nun
da aralarinda bulundugu pek çok uluslararasi
siteye girmesini engelledi.
Hürriyet Gazetesi 09/06/2003
|
|
|
| |
|
| |
Süs
çantasi degil gerçek köpek!
BU fotograf, önceki gün Canada''nin Toronto
kentinde düzenlenen Woofstock Festivali''nde
çekildi. Lynda Cook ile Janice Best, Burlington''dan
gelip festivale katilan iki arkadas. Önlerinde
tasidiklari ve süs çantalarina benzeyen
seylerse Sarah ve Scarlet adli iki köpek.
Sarah ve Scarlet kardes... Sarah ve Scarlett,
köpekler için özel üretilen gözlükleriyle
festivalin maskotu oldular.
Milliyet Gazetesi 09/06/03
|
|
|
| |
|
| |
8
Haziran Pazar Günü Bahar Partisi!!!!!
Merhaba Sevgili
Hayvan Dostlari
Bizler Yedikule Barinak Sakinleri.
8 Haziran Pazar gunu saat 14..00de muhtesem
bir bahar partisi yapmaya karar verdik..
Havalar isindi bizimde keyfimiz yerinde
icimiz kipir kipir...
Amacimiz siz dostlarimizi yakindan tanimak
ve tabiiki kendimizi tanitmak..
Pazar gunu gelin yuzlerce saglikli kopek
sizleri bekliyor olacak..
Ve ne icin sadece KARSILIKSIZ SEVGI ve
ILGI icin..
Unutmadan gelirken makarna,bayat ekmek
,eski gazete getirebilirsiniz..
Ayrica o gun kurulacak standlardan (Bonaciba
ve Akkord Medical) mama ve ilac bagisinda
bulunabilirsiniz..
Sevgiyi paylasmak icin haydi gelin goruselim
artik.. Sevgilerimizle
Fatih Belediyesi
Yedikule Hayvan Barinagi
Gonullu Yoneticisi
Mimar Meral Olcay
YediKule
Hayvan Barinagi
Ziyaret ederseniz hakkimizda bilgi edinir
adresi gorebilirsiniz..
|
|
|
| |
|
| |
AKUT
Izmit''te sube açiyor
Arama Kurtarma
Timi (AKUT), Marmara bölgesindeki olaylara
zamaninda müdahale edebilmek için Izmit''te
sube açiyor.
AKUT Baskani Nasuh Mahruki, arama kurtarma
alaninda ülke olarak iyi noktada olundugunu
bildirdi. Mahruki, Izmit temsilciligi
için Büyüksehir Belediya Baskani Hikmet
Erenkaya ve Saraybahçe Belediye Baskani
Metin Alan ile görüsmesi sonrasi yaptigi
açiklamada, Bingöl depreminde, bölgede
geçen yil olusturulan arama kurtarma timlerinin
önemli görevler üstlendigini ve temsilciliklerin
yayginlastirilmasi gereginin ortaya çiktigini
belirterek, ''''Bingöl depreminden 15
dakika sonra olaylara müdahale edilmis
ve çok güzel isler yapilmistir. Arama
kurtarma alaninda, ülke olarak iyi noktadayiz''''
dedi.
Istanbul, Ankara, Antalya, Marmaris ve
Bingöl''den sonra 6. subelerini Izmit''te
açacaklarini ifade eden Mahruki, söyle
konustu:
''''Dogal afetlerde can ve mal kaybini
önlemek için yönetenler tarafindan cesur
kararlar alinmasi gerekir. Belediye baskanlari
sicak yaklasim gösterdi ve her türlü destege
hazir olduklarini bildirdi. Fuar alaninda
yer gösterdiler. Biz de, Marmara Bölgesi''ndeki
olaylara zamaninda müdahale edebilmek
için Izmit''e sube açiyoruz. Bu bölgede
60kisilik bir arama, kurtarma ekibimiz
var. Bu sayinin artacagina inaniyoruz.''''
Izmit Büyüksehir Belediye Baskani Hikmet
Erenkaya''da, AKUT''a her türlü destegi
vereceklerini söyledi.
Hürriyet
Gazetesi 05/06/2003
|
|
|
| |
|
| |
Köpeklere
özel tuvalet tasarlandi
Fransiz peyzaj
mimari Pierre Blanckaert köpeklere özel
umumi tuvalet tasarladi. Blanckaert''in,
ülkenin kuzeyindeki Sars-Poteries''de
tanittigi umumi tuvalet prototipi, köpeklerin
diskilarini toplayan ve aritilmasina olanak
saglayan 1 metrekarelik, otomatik temizleme
platformundan olusuyor.
Bu platformda, 7 döner levhadan olusan
izgaralar bulunuyor. Köpek tuvaletini
yaptiktan sonra sahibi muslugu açarak
levhalarin devinimini baslatiyor. Açik
konuma geçen levhalar diskilari keskilerin
bulundugu bölüme geçiriyor.
Köpek sahibi muslugu kapatinca da levhalar
kapali konuma geçiyor. Bu islemin amaci,
diskilarin gübre olarak kullanilmak üzere
20 kiloluk tuvalet haznesinde depolanmasi.
Hürriyet
Gazetesi 05/06/2003
|
|
|
| |
|
| |
8
Haziran HAYKOD yararina Senlik Daveti
Çankaya Rotaract
Kulübü, Dost K-9 Köpek Egitim Merkezi
ve Golden Retriever Sahiplerinin ortak
bir projesiyle 8 Haziran Pazar günü, geliri
Haykod''un yardma muhtaç durumdaki barinaklarina
birakilacak bir senlik organize ediyoruz.
Senligimiz 12:00''de baslayacaktir. Müzik,
eglence, yiyecekler, pek çok ödüllü yarisma
ve sürpriz ödüllerle o gün sizlerin tüm
ailenizle birlikte bizlerle birlikte olmanizi
arzu ediyoruz.
Tarih: 8 Haziran 2003 - Pazar
Saat: 12:00 - ???
Giris: Kisi basi 2.500.000.-TL
Adres: Dost K-9 Köpek Egitim Merkezi,
Gölbasi - ANKARA
Konya yolunda Gölbasi''ni geçince, GÜRIS''i
geçtikten sonra ilk sapaktan U-dönüsü
yapilacak. Ankara''ya dogru gelirken Markoni''yi
geçer geçmez hemen saga dönülecek. (Toprak
bir yol) Giriste bir araba üzerinde büyük
bir ROTARACT bayragi olacak.
Iletisim için:
Burak Özdemir (532) 593 5755
Engin Sanverdi (532) 373 4475
Bülent Erbora (532) 799 8919 b
|
|
|
| |
|
| |
Türk
Çoban Köpegi Kangal ve Akbas Sahiplerinin
Dikkatine!
Hepinizin
bildigi gibi milli servetimiz ve mükemmel
özellikleriyle hakli gururumuz olan Türk
Çoban Köpegi Kangal ve Akbas''in degeri,
maalesef ülkemizde son yillarda anlasilabilmistir.
Buna öncülük edenlere sonsuz tesekkür
ediyorum.
Kangal ve Akbas irkini artik bütün dünya
taniyor. Ancak bu tanitimda, yabancilarin
rolü bizlerden çok daha fazla oluyor.
Ancak, maalesef ki yabancilar, Anadolu''da
görüstükleri sahislardan topladiklari
kulaktan duyma bilgilere itibar etmisler
ve böylece çoban köpeklerimizin yanlis
taninmasina da sebep olmuslardir. Yabancilarin
bu bilgilere itibar etmesine çok fazla
sasilmamasi gerekir; çünkü bu hayvanimiz
üzerine bilimsel çalismalara da ancak
son yillarda baslanabilmistir ve bilimsel
veriler henüz yeterli düzeylerde degildir.
Bu konuda en fazla ses getiren bilimsel
toplanti, Selçuk Üniversitesi Veteriner
Fakültesi tarafindan düzenlenen sempozyum
olmustur. Genetik çalismalara ODTÜ''de
devam edilmektedir. Kangal''in davranisi
hakkinda da bilimsel ölçülerde yapilan
arastirmalarin yeterli olmadigini görmekteyiz.
Bu hayvanimiz ile ilgili dogru bilgileri
saptamak ve bunun yayginligini saglamak
hepimizin üzerine düsen milli bir görevdir.
Bu amaçla I.Ü. Veteriner Fakültesi''nde
Münih Ludwig Maximillian Veteriner Fakültesiyle
ortaklasa bir arastirma düsünülmektedir.
Bu konuda, çesitli ülkemizin çesitli veteriner
fakülteleri, Tarim Bakanligi, Kültür Bakanligi,
Kangal Kaymakamligi ve Türk Çoban Köpekleri
Derneklerinden destek almayi planlamaktayiz.
Ancak çalismayi genis boyutlara yayabilmek
için kangal sahiplerimizden de yardim
almamiz gerekmektedir.
Çalisma iki asamalidir. Birincisi çoban
köpeklerimizin davranislari hakkinda sahiplerine
uygulanan bir ankettir, ikincisi ise bizzat
köpege uygulanan bir testtir. Hayvan sahiplerimiz
bunlardan birine ya da ikisine katilabilir.
Çalismanin planlanmasi için öncelikle
çalismaya katilacak hayvan sahiplerimizin
belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle
elinde secereli veya secere olmasa da
safligina güvendikleri Kangal ve Akbas
köpegi olan hayvan sahiplerimizin bize
ulasmalarini önemle rica ediyoruz. Ekibimiz,
anket ve test amaciyla, bu hayvan sahiplerimizi
ziyaret edecektir. Böyle bir milli görevde
hayvan sahiplerimizin bize destek olacaklarina
inancimiz tamdir.
Irtibat için:
e-haber: dodurka@istanbul.edu.tr
Tel: 0212 4737070/17283 (Ar.Gör. Ebru
Özaytekin)
Fax. 0212 5090690
Prof.Dr.Tamer Dodurka
I.Ü.Veteriner Fakültesi
Iç Hastaliklar Anabilim Dali Bsk.
|
|
|
| |
|
| |
Heykeli
dikilecek köpek
Siz ''heykeli dikilecek'' kaç adam tanirsiniz
bilmem ama, ben bir köpek tanidim. Zaten
onun da hakkini teslim ettiler, heykelini
diktiler.
Gerçek adini hiç kimse bilmedi. Ona ''Sadik''
adini, Tolyatti sehrinin Güney Sosesi
semtinde yasayan halk koydu. O da zaten
bu ismin hakkini fazlasiyla verdi. Öyküsünü,
heykeli açildigi gün televizyondan ögrendim.
Yasli Alman kurt köpeginin sahibi tam
yedi yil önce bir trafik kazasinda ölmüstü.
Iste inanilmaz hikâyenin baslangici da
o gündü.
Köpek her nasilsa, o gün oraya gelmis,
sahibinin cesedinin götürülüsünü dikkatle
izlemis, asfaltin kenarina oturmus ve
yillar sürecek sadakat gösterisi öylece
baslamisti. Günler, haftalar, aylar birbirini
kovaladi. Kar, kis, kiyamet gelip geçti
Güney Sosesi''nin üzerinden. Köpek yerini
hiç terk etmedi. Mahalle sakinleri bu
garip köpegi fark etti ve ''onurlu yasamini''
takdir etti.
Ona ''Verniy'', yani ''Sadik'' adini verdiler.
Efsane köpegi yakindan taniyanlara bakilirsa,
bazen yiyecek bulmak için yakin çevrede
dolasiyor, ama aksam olunca yine asfaltin
kenarina uzaniyor, sahibinin can verdigi
yere gözünü dikip geceyi karsiliyordu.
Mahallelinin sevgi gösterilerini hep ölçülü
karsiladi. Kimsenin elinden bir sey yedigi
görülmemisti. En lezzetli salamlar, sosisler
bile uzatilsa tenezzül etmiyor, ancak
etrafta kimsecikler kalmayinca gidip sessizce
yiyordu. Haline aciyip onu evine götürmek
isteyenlere de kararlilikla direniyordu.
Böyle hallerde ''agdali edebiyat'' yapmak
mümkündür elbette: ''Zavalli Sadik, sahibinin
öldügüne inanmak istemiyor, hâlâ onun
Güney Sosesi''nin bir ucundan çikip gelecegini
saniyor, hatta geceleri onun sevgisi ve
özlemiyle için için agliyordu vs.'' diye.
Ama laf kalabaligina gerek yok, Sadik''a
saygisizlik olur. Sadik öldü. Nasil ve
ne zaman öldü, bilmiyorum. Bildigim, geçen
pazar günü Tolyatti sehrinde, tam da yillarca
uzanip sahibini bekledigi yere heykeli
dikildi. Yoksul mahalle halki aralarinda
250 bin ruble (yaklasik 12.5 milyar lira)
toplamis, 1.5 metrelik bronz heykelini
yaptirmislardi Sadik''in. Pazar günü sadece
mahalleli degil, kentin ileri gelenleri
de oradaydi. Çocuklar ellerindeki çiçekleri
heykelin önüne koymakla, Sadik''in bronzdan
basini oksamakla mesguldü.
Televizyonda üç dakikalik bir haber olan
Sadik''in öyküsünü izlerken, Türk filmlerinde
sik sik duydugum bir replik kulagimda
çin çin öttü: Düsmanina, "Köpek gibi yasayip,
köpek gibi öleceksin!" diye haykiran,
adi gülüslü bir ses. "Sadik gibi yasayip
onun gibi ölmek kaç ''insana'' nasip olur"
diye geçirdim içimden.
|
|
|
| |
|
| |
Bir
köpegi sevmekle...
Hakikaten haftalardir kendimi köpek yazisi
yazmamak için tutuyorum.
Öyle sinirleri tel tel bir okur tipi var.
''Bana ne senin köpeginden?''
''Bana ne senin ev tasimandan?''
''Bana ne senin çolugundan/ çocugundan?''
tarzi.
Simdi bu Sinirella Kompleksa''lara hak
vermesem içimin kiler köselerinden hiç
iplemem.
Hak veriyorum; zira ben de ''Cevizli kabak
tatlisinin yanina Sevgilim ne iyi gider'',
yazilari yazan fileli kalemlere illet
oluyorum.
Ama Ey Dost (diye diye) Okur (ella); ben
gazeteye yilda iki adet ugrayan, haftanin
bazi günleri hiç gazete okumayan, telefondan
cir cir diger kösecilerle mühim memleket
meselelerini (üç me) konusarak kolit,
ülser, ültiker, bagirsak dügümlenmesi
ve çok yaygin olarak kabiz olan, köselemeci
tipinden maalesef degilim. Hayat (im)
akip gidiyor.
"Dünyevi islerin elinde kukla oldum ben,"
diye yakina yakina, muhtelif degirmenlere
su tasimakla mesgulüm habire.
Bu arada yazilarimin teknigini: "Geçerken
geçirmistik" diye nitelendirebilirler
misiniz yani Abidin?
Iste kalemin ucunda durdugu gibi durmuyor
hep kaçiriyoruz ölçü kabini elimizden;
en iyi sizler bilirsiniz müsteki müsterilerim
(müstemilatta: üç mü) benim.
Benim hayatimda eve gelen yavruya (yavru
kelimesiyle yavru köpegimiz kast ediliyor)
bakmak; kösecilik yapmaktan vakit, ruh
ve tin tin açisindan daha fazla yer tutabiliyor
diyelim. Böyledir durumumuz yakin plandan.
E hal böyleyken, tuttum kendimi haftalardir;
ama yazmadan edemeyecegim: Hakikaten,
bir köpegi sevmekle basliyor her sey.
Sonra bakiyorsun, bütün köpekleri sevmeye,
daha mühimi FARK etmeye baslamissin.
Simdi tüm köpeklerin gözlerine bakiyorum.
Içim titreyerek.
Ben Bilinç Öncesi bir yaratik olsam gerek.
Anne olmadan hiçbir bebege bakmadim.
Etkilenmedim.
"A gucuk/bu bucuk", demedim.
Görmedim. Valla hiçbir bebegi görmedi
bile ruhumun gözleri(m.)
Simdi ayni sey yavrumuz köpekle.
Ne zaman ki üstün bir hayvan delisi olan
kizimin cebr, tehdit, santaj ve hileleriyle
bu köpegi almak zorunda kaldim.
Nasil acayip bir sevgi sana duydugu.
Ve senin ona duydugun nasil acayip bir
sevgi.
Nasil delice özlüyor, bekliyor seni.
Sen ''Beni bekliyordur'', diye nasil elin
ayagina dolasarak eve kosuyorsun.
Tüm o kemirilen pervazlar, çerçeveler,
masalar, terlikler. Yenilen oyuncaklar.
Çekistirilen bagciklar. Çisler, kakalar.
Mütemadiyen çis, kaka temizlemeler. Sabahin
altisinda uyandirilmalar.
Gece boyunca muhtelif hirt hirt: temizlenme,
dolanma, kemirme sesleri esliginde uyumalar.
''Yatagima gelemez!'' deme. Büyük lokma
ye.
Cosku içinde atlayacak yataginin üstüne
ve bir bakisiyla sana o ''Baglanma Büyüsü''nü
yapiverecek.
Inanilmaz açligini filan.
Sürekli yemek, gezmek, oyun, öpücük, isirma,
kemirme istemelerini HER SEYINI, ama HER
SEYINI kabullenecek, dahasi çilginca begeneceksin.
O seni kayitsiz sartsiz seviyor, begeniyor.
Sana deliler gibi bagli. Gözü senden baskasini
görmüyor.
Sen karsiliklilik adina degil, hayir asla;
ama öylesine kayitsiz sartsiz seni sevdigi,
sevebildigi için ona dogru akacaksin.
Tüm yüreginle. Ruhunla
Acayip. Ama öyle.
Böyle bir asiri köpeklenme halinin pençelerindeyim.
Tabii ki, kizim cani isteyince, köpek
kardesi/arkadasiymis gibi oynuyor harala
gürele.
Tabii ki, tüm bakimi benim üstümde. Tuhaf
ama köpegini gezdirirken karsilastigimiz
bir hanimin: ''Kos annene'' dedigi gibi,
annesi benim.
Böyle iste.
Köpek isteyeniniz varsa, ki insanin bebegi
olmus kadar olmasa da oluyor, zor yani.
Sahane bir yer var. Orayi arayin.
Yedikule Hayvan Barinagi: 633 58 57
Meral hanim: Bu dünyada bir adanmis.
Görün de, anlayin.
|
|
|
| |
|
| |
Köpeklerin
sahiplerinden 10 ricasi
Konya Dogayi ve Hayvanlari Koruma Derneginin
dagittigi köpeklerin insanlardan 10 ricasini
konu alan metinde, hayvanlarin insancil
talepleri dikkati çekiyor.
Sahipli köpeklerin yani sira sokak köpeklerinin
de haklarinin korunmasi için yogun çalismalar
yürüten dernegin, hayvan sevgisini asilamak
ve haklarini hatirlatmak için kullandigi
bu talepler zincirinde son derece duygusal
istekler yer aliyor.
Bana senin isteklerini anlayacagim süreyi
ver. Benim hayatim 10-15 yil sürer. Senden
ayrilisim bana aci verir. Beni almadan
evvel bunu düsün gibi sözlere yer verilen
metinde, köpeklere uygulanabilen olasi
siddet de unutulmamis. Yazili metinde,
köpeklerin acil istekleri su sekilde siralaniyor:
Bana hiçbir zaman uzun süreli darilma
veya cezalandirmak için bir yere kapatma.
Senin hayatinda is, eglence ve arkadaslarin
var. Benim hayatimda ise sadece sen varsin.
Arada sirada benimle konus. Sözlerini
anlamasam bile bana yönelttigin sesini
anlarim.
Benim içimde bir güven duygusu uyandir,
ben bununla yasarim.
Beni isteksiz, tembel veya inatçi diye
azarlamadan önce düsün. Belki yedigim
yemek dokunmustur. Belki de günes altinda
uzun zaman kalmisimdir ve halim kalmamistir.
Yaslandigimda benimle ilgilen, bir gün
sen de yaslanacaksin.
Her zor animda yanimda ol, Benim içim
kaldirmaz veya ben görmeden olsun deme.
Hersey seninle birlikte daha kolay ve
ben senin en sadik dostunum!..
|
|
|
| |
|
| |